
- Yavuz Sultan Selim Dünyanın en zor seferine çıktığında Sina Çölü 'nü geçen tek ordu olduğunu ve Dünya tarihinde Sina Çölü'ne sadece Yavuz Sultan Selim ve ordusu geçerken yağmur yağdığını ve yüzyıllar sonra Alman ordunun araçlarla bu çölü 4 haftada geçebildiğini biliyor muydunuz?
- Fatih Sultan Mehmet zamanında Fatih Camii'nde imamın namaz kıldırdığı yerde iki tane büyük mumluk vardır.Hâlâ çalışma mantığını anlaşılamamıştır.Bu iki tane mumluk depremi önceden haber verir ve deprem sırasında cemaatin camiden dışarı çıkmasına imkan tanır...
- Fatih Sultan Mehmet'in müthiş bir zeka ile Cenevizlilerin en büyük zırhlı donanmasını kendi bulduğu yivmeli top ile denize batırdığını biliyor muydunuz? Yine Fatih Sultan Mehmet Han'ın kendi çalışmalarıyla bir tank yaptığını biliyor muydunuz?
- 1390 yıllarda Avrupada psikolojik sorunları bulunan insanların kafatasları delinerek kötü ruhların çıkartıldığını buna rağmen Edirne'de açılan hastaneyle %99 başarı sağlandığını ve çok ağır şizofreni olan hastaların bile başarıyla tedavi edildiğini tedavi yönteminde hastanın odasına hastalığın türüne göre çiçekler konduğunda hastalara özel yemekler yapıldığını yine hastanın ruhsal durumuna göre tasavvuf müziğiyle musiki kullanıldığını biliyor muydunuz?
- ''PADİŞAHIM SENDEN BÜYÜK ALLAH VAR'' lafının niye meydana geldiğini biliyor muydunuz? Padişahlar kendi istekleriyle padişahlığa kanmamak , Dünya nimetlerine kanmamak için günün her saati kendilerine hatırlatılmasını istediğini ve sırf bu yüzden bu cümleyi tekrarlatırlarmış.
- Divan-ı Hümayin Topkapı Sarayındaki en büyük yapı siyah kubbeli kule işte buranın girişinde Hz.Peygamber Efendimizin bir sözü vardır. " Bir saatlik adalet seksen yıllık ibadetten hayırlıdır." yazısının yazdığını ve tüm Divan-ı Hümayenin bu düşünceyle karar verdiğini ;

3.Mayıs 1809 tarihinde Osmanlı'nın zayıflığını fırsat bilen Sırplar , 1000 kişilik bir isyancı grubuyla Osmanlı'ya karşı isyan kararı alır. Fakat Osmanlı askerleri karşısında yaptığı savaş sonucu ağır bir yenilgi almıştır.Savaşın ardından, Osmanlı ordusunun kumandanı Hurşid Paşa, ölen Sırpların kellelerinin toplanmasını emreder. Toplamda 952 kelle toplanır. Bu kellelerin kafa derileri yüzülür, içleri doldurulur ve İstanbul’a, Padişah II. Mahmud’a gönderilir.Geriye kalan kafatasları ile de bir kule inşa edilir. Dört yanında 14 sıra kafatasları dizili olan üç metre yüksekliğindeki bu kulenin inşası ile amaçlanan, Osmanlı iktidarına karşı gelenlerinin sonunun ne olacağını bölge halkına göstermek suretiyle, bağımsızlık talebinde bulunan Sırplara gözdağı vermektir.
1878 yılına kadar yani Sırbistan'ın Osmanlı egemenliğinden kurtuluşuna kadar açık havada ve korunaksız bir şekilde bırakılmış olan kulenin içerisinde gerek hava koşullarından ve gerekse de defin için asilerin akrabaları tarafından götürülmesinden dolayı bugün sadece 58 kafatası kalmıştır. 1892 yılında Sırbistan'ın her tarafından toplanan yardımlarla Belgradlı mimar Dimitrije T. Leko tarafından kulenin her tarafını kaplayacak ve örtecek şekilde bir kilise yapılmıştır.
Kaynak